"DELİKDEŞİK"
Salı, Mayıs 12, 2009 · Kategori: siir
DELİKDEŞİK
kirpi gibisin çocuk
her tarafın diken
kim elini uzatsa
delik deşik
üstelik sen de kan içindesin*
ATTİLA İLHAN
*Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı'na bu şiiri yayımlama izni verdikleri için teşekkürlerimle
www.tilahan.net
VATAN YAHUT NAMIK KEMAL FIKRALARI
Perşembe, Şubat 5, 2009 · Kategori: siir
Büyük şair Edip Cansever'in, "Mendilimde Kan Sesleri" adlı şiirinin bir bölümünde,
diğerleri gibi, şu mısralar da ayrı çarpar insanı,
"İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
.........."
Etrafı dikenli tellerle çevrili ya da değil, bir coğrafyada yaşıyor ve orayı benimsiyor ya da seviyorsak, annemizin doğduğu yer ise burası, bizim için bir farklı yerdir.
Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, amcalarımız, halalarımız, dayılarımız, teyzelerimiz, nenelerimiz, dedelerimiz, kuzenlerimiz, akrabalarımız, hısımlarımız, komşularımız, arkadaşlarımız dostlarımız, sevdalandıklarımız, gönül yaralarımız vardır.
O coğrafyayı her şeyiyle severiz.
Her şeyiyle.
Çiçeği, böceği, kurbağası, solucanı,
Başı dumanlı dağları, derin mavi denizleri, oynak dereleri.
Kapı önü sohbetleri, köşe başı buluşmaları,
Sıcak çorbaları, turşuları, kızartmaları, mezeleri,
İlk baharı, son baharı, kışı, yazı.
Kitapçıları, kahveleri, sinemaları,
Ve büyük büyük şairleri.
Çocuk kahkahaları
Cilvesi, hüznün altında kalmış kadınları.
Bıçkın bakışlı adamları.
Yediveren gülleri gibi renkli, güzel insanlarıyla burayı muhabbetle severiz.
Ayrılıklarımız değerli taşlarımızdır bizim.
Doğaldır sevgimiz.
Birbirimizi ne kadar seviyorsak coğrafyamızı da o kadar severiz.
Kimse ne kendinin ne başkasının sevgisini sorgular.
Kendini sevmek gibi bir şeydir bu.
Hiç meşeleri sevip sevmediği ile ilgili sorgulanır mı bir insan ya da hercai menekşeleri. Bir Sokağı sevmekle sorgulanır mı bir insan? Böyle saçmalamak olur mu?
Çakıl taşlarını, üzüm suyunu, rast makamını, zurnayı, sazı, elmayı sevmekle yargılanır mı?
Her şeyi bizimdir, herşeyi ile bizim bu coğrafya
Hısımlarımızın bir kısmı aynı tanrıya inanır, bir kısmının kitabı farklı.
Hangi dilden söylense içimizi burkar türküleri.
Bir coğrafya herşeyi ile sevilirse eğer vatandır
ki bu vatan dünyadır.
Diğeri çok çabuk satabilen olacaktır.
Diğeri çok çabuk dağılan olacaktır.
Diğeri çok çabuk saf değiştiren olacaktır.
Diğeri Silistre yahut fıkra olacaktır.
Memlekete de büyük şair Namık Kemal'e de yazık olacaktır.
HAYDAR ERGÜLEN - YETİMLER GAZELİ
Pazar, Temmuz 6, 2008 · Kategori: siir
"aslında ne türk'üz, ne kürd'üz, ne ermeni'yiz
öyle bir 'baba'mız var ki hrant, hepimiz yetimiz"
Haydar Ergülen'in "Üzgün Kediler Gazeli" adlı kitabında yer alıyor, "Yetimler Gazeli" adlı bu şiir.
Kitap; Metin Altıok şiir ödülünü kazandı.
Şair, ödül ve şiirler ne kadar birbirine uymuş.
Uzun, çok uzun zamandır ; "hiç kimse bilmiyor içimin yanıgınını/ ah herkes mi susuyor" dizelerindeki kadar, Arkadaş Zekai Özger'in "Aşkla Sana" adlı şiirinin bu bölümündeki kadar, içim yanıyordu.
Oysa herkes bir şey demeye çabalıyordu. Diyordu da. Ama gönlüme çare olmuyordu.
Kendim de bir şey bulamıyordum. Susuyordum
Yetimler Gazeli'nde, Haydar Ergülen içimin yangınını dile getirmiş.
Belki hepimizdeki yangını dile getirmiş.
Öyle mi Hrant
Öyle mi Çece
HIDIR ÖZCAN - AYRILIK VAKTİ
Pazartesi, Hazirane 9, 2008 · Kategori: siir
AYRILIK VAKTİ
1
...
Karşımda sen
Havada hüzün.
Masa sustu
Büküverdi dudaklarını tabak
Bilmeliydik,
Konuşsak duymayacağız...
Sussak...
Kelebek ömrü aşkımız
Haydi çocuk ... Haydi git
Ya o içimizdeki giz
Kırılan dal
Solan ebem kuşağı
Bu düş bitti... Bu sokak eskidi
2.
Git doğduğun kente
Yazılarında dolaş
Munzur'un kıyısında otur
Dokun çağlayışına sularının
Biliyorum sen de döneceksin.
Kuşlar da döner çünkü.
Sular bulutlarla,
Yağmurda ıslanır saçlarımız
KAMİL ATEŞOĞULLARI - CEBECİ CADDESİ
Pazar, Hazirane 8, 2008 · Kategori: siir
CEBECİ CADDESİ
Cebeci Caddesi'nde gün akşamüstü,
Uzak kentlerden gelmiş öğrenciler dolaşır.
Her akasya uzak bir hatıra taşır,
Rüzgara karışır türküsü.
Sarhoş mu, ayık mı bilinmez
Cebeci Caddesi'nde gün akşam üstü.
Kaldırımlarda gözyaşı,
Kaldırımlarda pul pul sevgiler.
Kaderine küsmüş ihtiyar,
Fakülteyi bitirmiş delikanlı,
Sende ağladı, sende güldüler.
Sen Cebeci Caddesi'sin çilekeş
Sen bazı zaman hisli
Bazen tınmayan
Sen nice olaylara tanık
Sen en gerçek dost
Kırılmayan
Cebeci caddesi uzun ve ıslak
Çarığımı yitirdiğim tarla
Düşlerime, yaşantıma girmişsin
Cebeci Caddesi
Dopdolusun hatıralarla
Ankara, 1964
Kamil ATEŞOĞULLARI
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
GEMİLERİ YAK
Pazartesi, Mayıs 12, 2008 · Kategori: siir
Gemileri yak.
Geri dönüş yok.
Tarihe böyle geçeceksin.
Gemileri yak.
Yapacağın bir şey yok.
Tarihe kötü geçeceksin.
Tersanede ölen çocukların
Hesabını nasıl vereceksin
Gemileri yak.
Şimdi tam zamanı.
Gemileri yak.
Senin gemilerin haram.
Bu gemiler yanmadan,
Vicdan
Vicdan
TUĞRUL ASİ BALKAR-ARTIK VAKİT GELDİ GÖMLEĞİ
Perşembe, Mayıs 8, 2008 · Kategori: siir
ARTIK VAKİT GELDİ GÖMLEĞİ 'Artık vakit geldi! Gömleği Deniz'in ardında bıraktığı geçmiş Tuğrul Asi Balkar
giydirelim, ha, ne dersin?'
Hüseyin'in inancı
Yusuf'un aslanı
've bir gün mutlaka…'
Hepsi o!
Yusuf'un ardında bıraktığı aslan
Deniz'in geçmişi
Hüseyin'in inancı
'baba, her biri oğlun sayılır'
Hepsi o!
Hüseyin'in ardında bıraktığı inan
Deniz'in geçmişi
Yusuf'un aslanı
'ben şimdi savaşmasam,
ilerde kimse…'
Hepsi o!
Artlarında bıraktıkları
Ben sen o biz siz onlar
Yaşayan
Yok kimse başka
Yok kimse artık
-Duydum Deniz'in sesini:
'Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili'
Yanıtladım ben de:
'Türkiye'nin üç tarafı…'
Hepsi o!
O DURU ÇOCUK BİR MASAL BELKİ
o duru çocuksu alnın ölüme yüz sürmez
sır vermez bir gülüşle kıvrılır dudağın
inanma, karanlık geceleri süslemez güzel düşler
bir kent karartılmış mevsimleri yaşarken.
karartılmış mevsimleri yaşarken
bir yıldız kaysa biri ölürmüş hani
kaç yıldız kaydı bir bilsen
morartılmış gecelerde düşler kurarken
morartılmış düşler kurarken, otursana
yüzüne dallarının nakışı düşsün.
hep akasyalarla vardı o çocuk, sensiz
şarkılarda unutulmuş bir masal.
bir masal belki, sevdası terkisinde
atını değiştirmiş bir süvariyle giderken.
o süvariyle giderken hiç acı duyar mısın
bir yıldız kaysa ya da düşmese, ölümler
beklemiyor artık, bir bıçak saplanmış
gibi yüreğinde, her gün her gece.
her gün her gece acılıyım, söylemiştim
o duru çocuk alnına sürmez ölümü
ne karartılmış mevsimlerde
ne morartılmış gecelerde.
sürerse sözüm sürer, masal mı o çocuk şimdi.
KIVILCIM VAFİ- DİZELERE GÖM ŞAİR BENİ
Salı, Nisan 22, 2008 · Kategori: siir
Kıvılcım Vafi'den bir şiir
DİZELERE GÖM ŞAİR BENİ
Ellerim
Ellerim çok çekti
Ellerime martılar konsun
Gözlerim
Gözlerim çok çekti
Gözlerime güneş vursun
Gömülmesin sevgi
Dizelere göm
Şair beni
Beni toprak almasın
Beni kefen sarmasın
Üstüme taş konmasın
Kalıt olsun sana sevgi
Dizelere göm
Şair beni
Gün dediğin
Güneş batımı
Ölüm dediğin
Kurşun sıkımı
Sevgi dediğin
Evren bitimi
Dizelere göm
Şair beni
Gömülmeyecek
Doğurduğun sevgi
Dizelere gömdüm
Kardeş seni
Kalıcı Bağlantı
HALİS DOĞAN- DOSTA VEDA
Pazartesi, Nisan 7, 2008 · Kategori: siir
Halis Doğan'dan bir şiir
DOSTA VEDA
Veysi'ye
Sandılar ki yol gidenin mutlak/
kalanlar bu ızdırabı ediyor hak/
dostlardan ayrılmak düşüncesi/
üzüntü vericidir muhakkak
yaşamın sürdüğü bu evrende/
anılar yaşar düşünen beyinde/
yad edilen, ananla birlikte/
geleceği kucaklar, yaşamla yeniden
« Önceki ::